…
29 Aug
Benimki de biraz zenginin malı züğürdün çenesi hikayesi gibi oluyor ama bu linke sağ elinizin işaret parmağını kullanarak tıkladığınız taktirde msp sonuçlarının açıklandığı sayfaya erişebilirsiniz.
Öncelikle belirtmek isterim ki, sonuçların açıklanması ile birlikte büyük bir rahatlama yaşadım. Sonuçlar söz verildiği gibi 25 Ağustos’ta açıklanmış olsa ben böyle stres yaşamazdım ama (bak bak.. dilek-şart kipi kullandım.. kendimi kınıyorum) msakademik.net ‘te sonuçların 29 Ağustos’ta açıklanacağı duyurusu 26 Ağustos’ta yapılınca iyice stres olmaya başladım.. Bir süre sonra seçilmememin daha iyi olacağını düşündüm ki bu da microsoft un izlediği bir strateji olabilir. Kimler pes ediyor, kimler sonuna kadar dayanıyor.. neyse, bu yazıyı gündüz yazacaktım ama şimdiye kısmetmiş
Hoşçakalın. Hızlı günler bizi bekliyor.. en azından beni bekliyor ![]()
29 Aug
Biraz önce Özlem Hancıoğlu‘nun blogunda gördüğüm bu video’yu paylaşmak istedim.
Videoyu buraya eklemiştim ama sayfama sığmadı
mecburen link veriyorum. yeni sayfada açılacak, dikkat! ![]()
29 Aug
Bugün yeni bir paket almayın.
Elinizdeki paket biterse (umarım bitmez
az için biraz şunu ya) arkadaşlarınızdan alın (sanırım bunun adı otlanmak oluyor)
Yarın : “Sigarayı Bırakma Kılavuzu - Adım 2″
24 Aug
Bugün bir arkadaşım bana bilgisayarını getirdi ve herhangi bir dosya veya klasöre sağ tıkladığı zaman explorer.exe nin kapandığını söyledi (yani arkadaşım öyle söylemedi ama halk dilinde o cümlenin karşılığını söyledi)
Ben de denemek için hemen masaüstündeki bir klasöre sağ tıkladım; başlıktaki hatayı aldım ve explorer’ın kapandığına tanık oldum. Bir müddet düşündüm sonra bir müddet araştırdım. Sonra biraz kurcaladım ve aşağıdaki teşhisi koyarak sorunu çözdüm.
Teşhis şuydu: daha önce bilgisayara yüklenmiş Axon Data isimli program kendine ait bir kısayolu sağ tuş menüsüne eklemiş; bu kısayolda bir problem olduğu için sağ tıkladığım anda bir hata üretiliyor ve explorer kapanıyordu.
Çözüm: sağ tuş menüsünden ilgili öğenin kaldırılması gerekiyordu.
Polisiye öykü gibi oldu. (tamam olmadı farkındayım)
Ilgili öğe kendini “Ax” ile başlayan şekillerde registry’ye kaydetmişti. Biz de hemen registry’nin yedeğini alıp, üstüne bir de system geri yükleme noktası oluşturduktan sonra ilgili olduğu ilk bakışta anlaşılabilen bu öğeleri registry’den kaldırıyoruz. (Kaldırırken çok dikkat etmediğim için bu silinmesi gereken öğelerin tam isimlerini veremiyorum ama gerçekten ilk bakışta anlaşılıyor
)
Iyi günler efendim
Tags: axon data, context menu, çözüm, hata, sağ tuş menüsü, sigs.xml, vista, windows, xp
24 Aug
Windows Vista’nın (XP’de de aynı olduğunu umut ediyorum) sağ tuş menüsünün (nam-ı diğer context menu) içeriğini değiştirmek hiç tahmin ettiğim kadar zor değilmiş.
Şöyle ki;
Süperiz.
Iyi günler efendim ![]()
Tags: context menu, öğe silme, sağ tuş menüsü, vista, windows, xp
18 Aug
Bugün internette dolaşırken (şu sıralar sabah saatlerinde bu işi yapabiliyorum, çok keyifli oluyor) bir kampanya sitesi gördüm. Şuradan ulaşabileceğiniz bu kampanya, son günlerde sıklaşan web sitesi kapatmaları ile ilgiliydi. Az yukarıdaki linke tıkladıysanız kampanya ile ilgili daha detaylı bilgi alarak siz de katılabilirsiniz.
Kendi kendimize söylenmekten çok daha işe yarar bir yola girmiş olan “anafikir.com” yöneticilerini yürekten kutluyorum.

Ben de 20 Ağustos gecesine kadar web sitemi yukarıdaki şekilde kapalı tutuyor olacağım
her eylemde yaşanan buruk bir mutluluk ile buradan bağırıyorum.. “yaşasın internette özgürlük”
Tags: İnternet, kampanya, özgür internet, özgürlük, site kapatma
16 Aug
Geçen hafta sonu (9-10 Ağustos) İzmir’deydim. Çoğu zaman yaptığım gibi gittiğim zaman ne yapacağımı planlamadan şu yazıda anlattığım gibi gece 12 otobüsü ile yola çıktım. Harika yolculuğumun ardından İzmir’in ve Ege’nin İzmir’den bakıldığında görünen harika yüzünün tadını çıkardım. Sonra olaylar gelişti ve kendimi bir anda Torbalı‘da buldum.
Torbalı, İzmir’in küçük, sevimli ve denizden uzak bir ilçesi.
Torbalı’da birkaç saatimi sevdiğim bir arkadaşımla geçirdikten sonra tatil yeri aramalarına başladık. Bilgisayarım yanımda olmadığından ve bilgisayarım yanımda olsa bile internet bağlantısı bulamayacağımızdan dolayı uzun bir aradan sonra bir internet cafe’yi ziyaret ettik. Mordoğan ve Alaçatı arasında karar vermemize yardımcı olan unsur bu iki merkezdeki pansiyon ücretleri oldu ve Mordoğan’da karar kıldık.
Karar vermemizin ardından sanki bu kararlılığımızla çok güçlü bir enerji saçmışız gibi bir anda 5 kişi olduk. Ablam ve kuzenimin bize katılması çok güzel oldu tabi ki, özellikle uzun zamandır göremediğim (sanırım 5 ay olmuştur) kuzenimi görmek.. yok yok.. onu sadece görmek yetmez
dinlemek.. harikaydı.. bak kuzen dedim bütün cümlelerim dağıldı. Kendimden geçtim. Neyse.
Mordoğan, İzmir’in batısında, Karaburun ilçesine bağlı çok tatlı, sevimli ve denizin –tabir yerindeyse- içinde bulunan tatlı bir köy (köy müydü orası ya.. ).
Mini hafta sonu tatilimde çektiğim fotoğraflar ablamın fotoğraf makinesinde kaldığı için şu an benim çektiğim hiç Mordoğan fotoğrafı yok.
Neyse efendim biraz da faydalı bilgi vereyim. Mordoğan’ın en işlek caddesinde
Mordoğan Motel isimli bir motelde apart kiraladık. Oranın sahibi bizim öğrenci olduğumuzu anlayınca yatak başına 20 yerine 14 YTL aldı. Gitmek isteyenlere oranın telefonunu verebilirim
Gider gitmez (akşam 8′de) kendimizi motele en yakın plaja, hemen ardından da denize attık. Tabi ikinci gün yeni keşifler yapmak için Ayıbalığı kayalıklarına gittik. Gittik gitmesine ama orayı o kadar beğendik ki, İzmir’den kalkacak otobüsüme ucu ucuna yetişebileceğim bir zamana kadar orada kaldık. Tabi o otobüsü ne kadar beklediğimi şu yazıda anlatmıştım.
Bu yazıyı okuduktan sonra aklınızda kalması muhtemel kelime ve kelime toplulukları şunlar olabilir:
İzmir, Mordoğan , Mordoğan Motel, Çağdaş’ı aramalıyım, Ayıbalığı, yüzmek.
Iyi tatiller ![]()
Tags: ayıbalığı kayalıkları, deniz, izmir, mordoğan, mordoğan motel, tatil
12 Aug
Efendim 9-10 Ağustos 2008′de küçük bir İzmir gezisi yaptım. Gezi ile ilgili düşüncelerimi daha sonraki bir yazıda şey yapabilirim, şimdi aklımda otobüs firmaları ile ilgili bir mevzu var.
Salı günü İzmir’e gitmeye karar verdim ve biletimi erkenden alıp ortada kalmamak için Çarşamba günü otobüs firmalarını dolaşmaya başladım. Düzgün olduğunu düşündüğüm birkaç otobüs firmasından “yer yok” yanıtı aldıktan sonra küçük firmalara gitmeye başladım ve 8. denemede Anadolu isimli bir firmada istediğim gün ve saatte gidiş bileti buldum. (Anadolu‘nun küçük bir firma olmadığını sonradan öğrenecektim) Gidiş bileti yeterli değildi. Pazartesi günü işe yetişmem gerektiği için dönüş biletini de garantiye almam gerekiyordu. Anadolu firmasının dönüş bileti satamadığını öğrendikten sonra gözümde en yüksek değere sahip olan (o zamanlar en yüksek değere sahip olan) Metro firmasında aldım soluğu. Soluğu aldıktan hemen sonra istediğim gün ve saatte biletimi aldım ve bütün hafta sonu tatilimi harika geçirmek için yeterli çalışmayı yaptığımı düşünmeye başladım. (bu düşüncenin yanlış olduğunu İzmir’de Cumartesi öğleden sonra anladım.. )
Neyse.. Anadolu firmasının otobüslerini gördüğüm zaman aslında küçük bir firma olmadığını anladım. Otobüse bindikten sonra ise çok kısa bir süre sonra lider firmalar arasında .. yok yok.. En lider firma olacağını düşünmeye başladım.
Harem otobüs terminaline yanaşan her bir Anadolu otobüsü yakın kalitede otobüslerdi ve dakika şaşmadan gelip gittiler.. Tabi ben erkenden oraya gittiğim için kalkış saatine kadar (kalkış saatinden 1 dakika sonrası değil, kalkış saatine kadar) bekledim. Otobüs yeni bir modeldi ve son derece ferah bir ortamı vardı. Başüstü bagaj bölmeleri başımızın üstünde değil tavanın altında bulunuyordu. (daha sonra Metro’da göreceğim gibi başüstü bagajını başımın üstünde taşımıyordum Anadolu‘da) Hatta yolculardan biri, bu başüstü bagajlarını açmasaydı, orada olduklarını bile anlamayacaktım. Otobüsün arka tarafındaki koltuklardan birindeydim ama konforumun ön taraftan bir farkı olduğunu sanmıyorum. (tabi eğer ön taraftakiler kendilerini sarayda gibi hissetmiyorlarsa)
Neyse.. Anadolu‘nun otobüsünün rahatlığından bahsettim. Dakikliğinden bahsettim. Bir de servisi harikaydı. Açıkçası ben o kalitede bir servis beklemiyordum hatta istemiyordum da. Bisküvi, kek, kraker gibi yiyecekler ve soğuk & sıcak birçok içecek çeşidi sunuluyordu ve bir kez servis yapılacağı söylendi. Yolculuk sırasında açık büfe şeklinde istediğimizi alabileceğimiz de eklendi. Sanırım bir kez servis yapılmasının nedeni gece 12 otobüsü ile seyahat ediyor olmamdı.
Evet.. Anadolu firmasını anlata anlata bitirdim.. Metro’yu bitirebileceğimi pek sanmıyorum ama elimden geldiğince kısa tutacağım. Bu firma için klavyemi ne kadar az yıpratsam o kadar iyi..
Metro için Pazar gecesi 22:00 otobüsüne yer almıştım. Yol yaklaşık 8 saat olacaktı, eve gidip duş alma sürem ile birlikte servise yetişmek için çok az bir vaktim kalıyordu. İzmir otobüs terminalinde saat 22:40′a kadar hiçbir insan gelip de “otobüsünüz cehennemin dibine gitti. Girin içerde oturun bari de bize içinizden –ve dışınızdan– saydığınız laflar biraz hafiflesin” demedi. Dolayısıylaayakta dikildiğim süre boyunca gitgide ağırlaşan lafları yer yer içimden, yer yer bulduğum Metro personeline bütün içtenliğimle söyledim.
Otobüs geldi ama hiç de uzak bir yerden gelmedi. Yaklaşık 25 dakikadır yolun karşısında duran otobüs birden canlandı ve benim beklediğim peronun önüne geldi. Içimden “yok canım, 40 dakikadır bunu bekliyor olamayız” diye düşünürken şu an tarif etmeye sıfat bulamadığım Metro personeli son derece ciddi bir şekilde otobüsün sefer numarasını ön camda duran elektronik panele yazmakla uğraşıyordu. Sanki her şey yolunda gitmiş de o paneldeki yazı eksik kalmış gibi.
“Yolcumuz olmasa da olur. Biz büyük bir firmayız.” Düşüncesine sahip olan Metro firmasına en içten dileklerimi iletiyorum ve bir yolcu daha kaybetmenin onları hiç etkilemeyeceğini düşünerek kendilerine iyi yolculuklar diliyorum “cehennemin dibine olan yolculuklarında”.
Tags: anadolu, değerlendirme, inceleme, izmir, metro, otobüs, yolculuk
7 Aug
Henüz adam akıllı bir adım atamadığım için hala emeklediğimi düşünüyorum. Şu an çalıştığım iş yerine girdiğimden beri, elimden geldiğince sorumluluk almaya ve işlerimin gereklerini profesyonel biçimde yerine getirmeye çalışıyorum. Bugün ilk kez daha önce karşılaşmadığım bir şey geldi başıma.
Şirkete girmeden önce bir kez yüz yüze ve bir kez telefon ile görüşme yapmıştım. Telefon görüşmesinde dinlediğim şeylerin yaklaşık %20’sinin benim anladığım şekliyle gerçekleştiğini söyleyebiliyorum. yüz yüze görüşürken dinlediğim ve kağıt üzerinden okuduğum bilgilerde hiçbir tutarsızlık yok. O konuda son derece büyük bir ciddiyet var fakat burada çalışmaya başladığımdan beri söylenen şeylerin pek de önemli olmadığını farkettim. Esas önemli olanlar kağıt üzerindekiler veya en azından dijital ortamda yazılı olanlarmış.
Bu noktada iş hukuku ile ilgili sıfıra yakın bilgi sahibi olmakla ve telefon görüşmesini fazla ciddiye almakla hata yapan kişi tabi ki benim. Emekleme adımlarımı okul bitmeden atmaya başladığım için gerçekten seviniyorum. Eğer elimde diplomam varken böyle şeyler yaşasaydım durumum çok farklı olabilirdi.
Şimdi… Bu yazıdan ufak bir şeyler çıkarmaya çalışırsak… Bakalım yazar ne demeye çalışmış da ne anlatmış:
Sağlıcakla kalın efenim
Tags: ilk, iş, öğrenciyken çalışmak, profesyonellik denemesi, tüyo
13 Jul
Web tasarımı yapıyorsanız ve “amaan ben tasarımımı yaparım, milletin bilgisayarında nasıl görüneceği beni ilgilendirmez” diye düşünmüyorsanız Firefox’ta web tasarımlarınızın ıcığını vıcığını kontrol edebileceğiniz eklentiler mevcut.
Bu eklentilerin bir listesini bir arkadaş bu sayfada derlemiş. Ben tek tek açıklayamayacağım
ama o listede bulunmayan Web Developer, FireBug, FireFTP ve Tamper Data gibi eklentiler de bayağı işime yarıyor benim. (burada verdiğim linkler eklentilerin Firefox 3 için addons.mozilla.com üzerinde bulunan sayfalarının linkleridir)
Madem bu 4 eklentiden bahsettim neler yaptıklarını da ağzımdan kaçırayım.
Web Developer
Bu eklenti ile örneğin geçerli oturumdaki cookie leri inceleyebilirsiniz, bu cookie lerin içeriğini değiştirip sayfanızın güvenlik ayarlarını sıkılaştırabilirsiniz (evet bunu kendi sayfanızda yapıyorsunuz.. sağda solda “bakayım bu siteye cookie değiştirerek girebiliyor muyum” düşünceleri ile hareket etmek hiç etik değil, belirteyim.. ).. Sonra mesela “Show Form Details” gibi bir seçenek vardı galiba, bu seçenek ile <input> tag lerinin değerlerini görebiliyorsunuz.. Bu değerleri değiştirebiliyorsunuz.. Bir sürü özelliği vardı ama hadi say bakalım özelliklerini deyince böyle kalıyorum işte. Kullandıkça güzelliklerini keşfedeceksiniz (diyerek topu atıyorum
) Web developer bomba gibi bir eklenti.. Bunu tavsiye ederim ben, evet.
FireBug
Bu eklenti ile bulunduğunuz sayfadaki JavaScript kodlarını çalışma anında izleyebilirsiniz. Konsol ekranından istediğiniz JS komutlarını göndererek sayfanın vereceği tepkileri test edebilirsiniz. Sonra mesela sayfada bir JS hatası olunca hemen hata oldu falan diye uyarıyor sizi. Bu eklentide de yine Web developer gibi bir sürü şey var. JS ile başladık ama CSS ile ilgili de birkaç şeyi vardı bu eklentinin. Bunu da çok tavsiye ediyorum.
FireFTP
Bunun ne işe yaradığı anlaşılıyordur anlatmıyorum
şaka şaka, anlatıyorum ![]()
Bu eklenti Firefox’un içinde çalışıyor direk olarak. FTP sunucunuza bağlanıp hızla dosya yüklemenizi sağlıyor. O kadar. Dreamweaver da aynı işi yapıyor ama normal şartlar altında Dreamweaver ın bu işi yapması için 600$ a yakın bir ücret ödememiz gerekiyor. Neyse o konuya şimdi girmeyeyim.
Tamper Data
Şimdi bu eklenti bana güzel gibi geldi. Kesinlikle yükleyin harikulade bir eklentidir diyemiyorum çünkü açıkçası ne iş yaptığını henüz tam çözemedim. Benim kullandığım kadarıyla.. Yani ben ne için kullanıyorum. Onu anlatayım. Örneğin bir sayfanız var. Bu sayfada bir form doldurup post ediyorsunuz. abc.asp adlı bir sayfaya yönlendiriyorsunuz post u. o sayfa da başka bir sayfaya çağrı yapıp örneğin xyz.asp sayfasından very bekliyor… bu işlem size saçlarınızın bir kısmını yolacak kadar zaman ayırabileceğiniz kadar uzun sürüyor. Bu durumda ne yapıyoruz. Hemen tamper data kuruyoruz. Tools menüsünden Tamper data yı çağırıyoruz ve form u submit ediyoruz. Hemen çağrı yapılan sayfalar listeleniyor. Her birinin işlem yapması süresi gösteriliyor vesaire.. İşte buradan sorunlu olan sayfayı bulup imha etmek, pardon hataları düzeltmek size kalıyor… Bilmediğim bir eklenti ile ilgili bu kadar uzun yazdığım için utanıyorum
İşte böyle. Kolay gelsin.
Tags: eklenti, firefox, firefox eklentileri, test, web tasarım
Recent Comments